Duyurular:
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Ocak 07, 2009, 12:21:10 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: SİLVER RUSSELL  (Okunma Sayısı 1327 defa)
cedas
Newbie
*

Karma: -1
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2


CAN'IMI SEVİYORUM


Üyelik Bilgileri
« : Şubat 08, 2007, 12:45:56 ÖS »

merhaba
oğluma silver russel sendromu teşhisi kondu.aranızda aynı hastalığı yaşayan varsa bilgi paylaşımında bulunmak isterim.
    eda...
Logged

HAYAT ÜÇBUÇUKLA DÖRT ARASINDADIR;
YA ÜÇBUÇUK ATARSIN YA DÖRT DÖRTLÜK YAŞARSIN..
Seyduna
www.ihtiras.org
Administrator
Hero Member
*****

Karma: 2
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 867


www.ihtiras.org


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #1 : Mart 23, 2007, 01:21:36 ÖÖ »

cok gecmıs olsun cocuguna ama ınanıyorumkı yenıcektır bu konu ıle ılgılı bır sey atıyorum oklumanı tefsıye ederım
Logged

Seyduna
www.ihtiras.org
Administrator
Hero Member
*****

Karma: 2
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 867


www.ihtiras.org


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #2 : Mart 23, 2007, 01:22:14 ÖÖ »

Umut ışığını hiç söndürmedim!

Bebeğiniz hiç ummadığınız bir anda dünyaya "merhaba" derse, belki de yıllarca sürecek olan bir savaşın içinde bulursunuz kendinizi. Ama siz asla yılmazsınız mücadelenizde. İşte, 5 yıl boyunca oğlu Caner'in sağlığı için en ufak bir umut ışığını bile kaçırmayan Nükhet Demiray'ın mutlu sonla noktalanan savaşı...

 
 
 

Anne adayı hamileliği boyunce ne gibi hayaller kurar, neler düşünür? "Nasıl doğum yapacağım?,"Hangi kıyafetleri almak gerekiyor?", "Bebeğime en iyi şekilde bakabilecek miyim?" Aklınızda buna benzer bir yığın soru varken, nedensiz veya herhangi bir nedenden ötürü aniden gerçekleşen erken doğum, suratınızda Osmanlı tokadı gibi patlar. "Neden farkına varamadım?" diyerek kendinize kızarsınız... Doktorunuza kızarsınız... Fakat artık geriye dönüş yoktur. Küçük bebeğinizi karnınızda taşırken bile duyduğunuz tatlı endişelerin yerini, bu kez korku almaya başlar. "Acaba ne olacak?""Bir sorun çıkacak mı?"
Prematüre bebek sahibi olmak... Eğer 37. haftadan önce doğum yapmışsanız, prematüre bir bebeğiniz var demektir. Hele doğum haftası çok erken ve bebeğin doğum ağırlığı çok düşükse, belli başlı sağlık sorunlarını yaşama riski daha da büyür. Sonra belki de yıllarca sürecek olan uzunca bir maraton başlar. Kontroller, tahliller, fizik tedaviler... Yeniden bir savaşın içinde bulursunuz kendinizi...



Sabırsız Caner'in seyir defteri
Prematüre bebeğe sahip olan 30 yaşındaki bankacı Nükhet Demiray, oğlunun sağlık sorunlarında yaşadığı sıkıntılarını "Sabırsız Bebeğimin Seyir Defteri" adlı kitabında bu şekilde kaleme almış. Genç kadın, artık 5 yaşında olan oğlu Caner'in doğumu sırasında yaşadıklarını, doğrularını yanlışlarını, zaman içinde edindiği tüm deneyimlerini aktardığı kitabına, doktor görüşlerini de eklemiş. Demiray çifti, aynı zamanda yine prematüre bebekler hakkında bilgilerin yer aldığı "www.minikcaner.com" web sitesini de hazırlamış. Peki, bu kitabı yazmaya ve internet sitesini kurmaya neden gerek duymuşlar? Nükhet Demiray, bunu şöyle yanıtlıyor: "Biz, prematüre bebekler hakkında bilgiye erişmekte büyük güçlük çekmiştik. Elimizin altında bir kitap veya deneyimlerinden yararlanabileceğimiz insanlar yoktu. Anne babaları, erken doğan bebekler hakkında kulaktan dolma bilgilerle değil, bilimin ve yaşanmış gerçeklerin ışığında biraz olsun bilgilendirmeyi amaç edindik."


Üç ay önce "merhaba" dedi
8 Ekim 1994'te eşiyle nikah masasına oturmuş Nükhet Demiray. Üçüncü evlilik yıldönümlerinde bebekleri sürpriz yapıp, aniden doğmuş. Ve yıllarca süren maraton da böylece başlamış..."Hamileliğimin 27. haftasındaydım. Alışverişe çıkmış; puset bebek çantası, kanguru ve ufak tefek şeyler almıştık. Çok yorulmamıştım, her şey yolundaydı. Ancak geceyarısı uyandığımda kendimi kasılmış bir vaziyette buldum. Hastanede yapılan muayenede doktorum doğumun başladığını ve 750 gr. gibi düşük tartılı bir bebeğin yaşama şansının olmadığını söyleyince sanki başımdan aşağı kaynar sular dökülmüştü. Bebeğim yaşamayacaktı ve bunu bile bile doğum yapacaktım! Ağlıyordum, panik içindeydim. Sonra beni bayıltmışlar. Doğduğunda solunumu çok kötüymüş; doğum tartısı sanılanın aksine 1200 gr., boyu 38 santim olarak saptanmış. Bir umutla doktorlar ve eşim tarafından İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Yenidoğan Servisi Yoğun Bakım Ünitesi'ne kaldırılmış" diyerek hikayesini anlatmaya başlıyor genç kadın... Ayıldığında annesinden bebeğinin yaşadığı müjdesini aldıktan sonra sürekli dua etmeye başlamış Nükhet Demiray. "Bundan sonra ne olacaktı? İşte bu, bizim için bilinmeyen bir denklem gibiydi. Yaşadığı takdirde bizi birçok sorunun bekleyeceğini biliyordum, ama bu sorunların boyutları ve detayları hakkında fikrim yoktu. " diyerek sıkıntılarını dile getiriyor. Doğumun ertesi günü hemen bebeği görmeye gitmişler. "Bebeğimin kuvözünün yanındaydım. Her yerinden kablolar sarkıyordu, kolunda serum takılıydı, ayağında ne olduğunu bilmediğim başka bir şey vardı. Başucundaki alarm cihazı bazen sinyal veriyordu, bir cihaz da solunumunu sağlıyordu. Birden gözyaşlarıma hakim olamadım, içimden 'yaşayacak' diyordum.. Yaşamak zorunda o benim oğlumdu ve güçlü olmalıydı." diyor Nükhet Demiray. Ancak doktorlar Caner'in durumunun çok riskli olduğunu, her an her şeyin olabileceğini belirtmişler. Korkulan olmuş ve Caner üçüncü günde; beyin, akciğer ile mide kanaması geçirmiş.
Tüm üç ay boyunca hastanede yaşam mücadelesi vermiş minik Caner. Tabii bu üç aylık serüvende yoğum bakımda yatan Caner'in doktor kontrolleri, bitmek bilmeyen tahlilleri, kan değişimi ve solunum terapileri epey yıpratmış Selçuk ve Nükhet Demiray çiftini. Sorunlar evde de yaşanmış. Caner'in alması gereken ilaçları, iştah azlığı ve kusma sorunları uzun bir süre daha devam etmiş. Ancak zamanla sağlığı daha iyiye doğru gitmeye başlamış.


   
 
 


Doktor trafiği son buluyor
Peki, şimdi Caner' in sağlık durumu nasıl? Bu sorumuza gülümseyerek şöyle yanıt veriyor genç kadın:"Caner, çocuk doktorunun dışında 5 ayrı uzmanlık alanındaki doktor tarafından kontrol ediliyordu. Doktorlardan her zaman güzel sözler duymadığımız için bu kontroller bizi epey yıpratmıştı. Ancak mücadelemizden hiç yılmadık ve bunun sonuçlarını da almaya başladık. Artık rutin çocuk doktoru kontrolleri dışında nöroloğa yılda bir kez kontrol amaçlı gidiyoruz. Caner, bir süre yaşıtlarını geriden takip etti. Ancak şu anda motor ve algısal gelişim olarak yaşıtlarıyla hemen hemen eşdeğer seviyede. Gelişimini sürekli takip ediyoruz. Endişe ettiğimiz konuları doktorumuzla konuşuyor, önemli bir durum olup olmadığı konusunda bilgi sahibi oluyoruz. Maratonumuz halen devam ediyor. Çünkü daha önümüzde katedilmesi gereken çok yol var. Tek fark, bir aksilik olmadığı müddetçe eskisi gibi endişe içinde olmadan bu dönemleri geçirecek olmamız!"




CANER NASIL YÜRÜDÜ?
Bir yıl süren tedavide mutlu son
* Bir aylıkken "Spastisite" teşhisi konuldu. Bu, fizik tedaviden başarı sağlanamazsa yürümesinde ve motor gelişiminde sorun çıkacağı anlamına geliyordu.
* Caner'de hasar bırakmaması için hastalığı bir yıl içinde yenmeliydik.
* Günde 4 - 5 saate yakın fizik tedavi demek, kesintisiz ve sinirli bir şekilde ağlamak ve enerji sarf etmek demekti.
* Fizik tedaviye dört elle sarıldım, artık Caner'in ağlaması umrumda bile değildi. Uyanık olduğu her fırsatta fizik tedavi yaptırıyordum.
* Caner'in terapileri aksayacak diye hiçbir yere gitmek istemiyordum. Çünkü tedavinin başarılı olabilmesi için hiç aksamadan devam etmesi gerekiyordu. Kendimi adeta eve kapatmıştım. Öyle ki mesleğimden bile vazgeçtim.
* Bir gün Caner doğmadan önce çektirdiğim fotoğrafım elime geçti. Aradaki fark görülmeye değerdi. Artık dağınık saçlı, yüzü sivilceli, bakımsız ve omuzları çökük bir kadın vardı. O andan itibaren değişmeye karar verdim ve artık üzerimdeki ağırlığı düşünmeden, korkularımla daha az yüzleşerek yaşamaya başladım. Tabii bu da oğluma pozitif yönde yansıdı.
* Caner 17 aylıkken yürüdü. Tam bir yıl. Evet, bir yılda spastisiteyi yenmeyi başarmıştık.
* Onunla sokakta elele tutuşup düşe kalka yürürken nasıl seviniyor ve gururlanıyordum, anlatamam!

 
Logged

Seyduna
www.ihtiras.org
Administrator
Hero Member
*****

Karma: 2
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 867


www.ihtiras.org


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #3 : Mart 23, 2007, 01:24:19 ÖÖ »

umarım yardımı olur
Logged

BaLim
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : Nisan 04, 2007, 12:47:14 ÖÖ »

Cok gecmis olsun ALLAH sifa ve sabir versin...
Logged
gulnurergun
Newbie
*

Karma: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Eylül 08, 2007, 05:09:53 ÖÖ »

merhaba
oğluma silver russel sendromu teşhisi kondu.aranızda aynı hastalığı yaşayan varsa bilgi paylaşımında bulunmak isterim.
    eda...

merhaba benim de 3 yaşında kızım var.
şu an hormon tedavisi uygulatmak için uğraşıyoruz.
mail atmak isterseniz
ergun_gulnur@hotmail.com
« Son Düzenleme: Haziran 22, 2008, 10:25:53 ÖÖ Gönderen: SoutH » Logged
Ana-Çocuk
Administrator
Sr. Member
*****

Karma: -1
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 310



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #6 : Eylül 08, 2007, 06:49:11 ÖÖ »

merhaba benim de 3 yaşında kızım var.
şu an hormon tedavisi uygulatmak için uğraşıyoruz.
mail atmak isterseniz


geçmişler olsun .. yeni bir başlık altında nasıl bir tedavi uyguladıgınızı yazarsanız bizlerde bilgilenmiş oluruz
Logged

__PrenSeS__
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 : Eylül 08, 2007, 09:40:54 ÖÖ »

Allah şifalar versin bütün hastalara ...
Logged
aysun
Newbie
*

Karma: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #8 : Mart 01, 2008, 07:40:18 ÖS »

merhaba
oğluma silver russel sendromu teşhisi kondu.aranızda aynı hastalığı yaşayan varsa bilgi paylaşımında bulunmak isterim.
    eda...
Logged
aysun
Newbie
*

Karma: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #9 : Mart 01, 2008, 07:42:38 ÖS »

mrb. benim 7 yaşında silver russel sendromu kızım  var.paylaşmak  istediklerini bana yazabilirsin..aysun_kaya11@hotmail.com
Logged
adobe
Newbie
*

Karma: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #10 : Mart 02, 2008, 01:31:19 ÖS »

aysun hanım herkesin sizin malinizle bilgilendirmek yerine ..
bilgilerinizi bizlerle paylaşarak katkıda buluna bilirsiniz ...
bence terbiyesizce bir durum bu

ÖZEL BİŞİLER KONUŞABİLİRLER SONUÇTA HASTALIK BU ŞAKASI OLMAZ GEREKTİĞİNDE BİZ İLGİLENİRİZ UYARI HAKKI BİZE AİTTİR SAYGILARIMLA [ SoutH ]
« Son Düzenleme: Haziran 22, 2008, 10:24:22 ÖÖ Gönderen: SoutH » Logged
elif
Newbie
*

Karma: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #11 : Haziran 16, 2008, 04:21:25 ÖÖ »

Merhabalar
Benım oglumda 9 yasında ve doktorlar tarafından 7 yasından sonra sılver sendromu teshısı kondu.Bu konuda ıyı olan doktorlar var mı?Varsa eger bana telefon numaralarını ve adreslerını yazabılır mısınız?Bu sendrom hakkında bılgı verebılır mısınız? Çünku benım bu konu hakkında bılgım yok.Aynı hastalıgı olan cocukların aılelerı bu konuda benı bılınclendırebılır mı?
Acıl yardıma ıhtıyacım var.Tesekkur ederım.
Logged
elif
Newbie
*

Karma: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #12 : Haziran 27, 2008, 03:32:12 ÖS »

 benim oğlumda silver russell sendromu  bilgilerinizi paylaşırmısınız Smiley
Logged
__PrenSeS__
hande...
Global Moderator
Sr. Member
***

Karma: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 384


herşey seninLe güzeL...


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #13 : Haziran 30, 2008, 08:36:55 ÖÖ »

ARKADAŞLAR LÜTFEN BAŞLIKLARI TAKİP EDİNİZ BEN SİZE BAŞKA BİR BAŞLIK ALTINDA SİLVER RUSSELL HAKKINDA BİLGİ VERDİM ORADAN ALABİLİRSİNİZ İHTİYACINIZ OLAN BİLGİLERİ...
Logged

__PrenSeS__
hande...
Global Moderator
Sr. Member
***

Karma: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 384


herşey seninLe güzeL...


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #14 : Haziran 30, 2008, 09:13:52 ÖÖ »

Russell Silver Sendromu nedir

Russell Silver, nedeni tam olarak bilinmeyen doğum öncesi dönemdem itibaren büyüme geriliği, vücutta asimetri (vücudun bir tarafının daha uzun olması), üçgen küçük yüz, yüze göre göreceli büyük görünen kafatası, 5. el parmağında kıvrılma (virgül parmak) bazen böbrek ve idrar yolu anomalilerinin eşlik ettiği, zeka düzeyi genelde normal seyreden bir rahatsızlıktır. Bu hastaların en önemli problemleri büyüme gerilikleridir. Yaşıtlarından çok geride bir büyüme seyri izlerler. 2 yaşından sonra büyüme hormonu tedavisi uygulanabilir.



TEDAVİ :

Tedavi nedene yönelik olmalıdır. Büyüme geriliğinde kullanılan tedavi yaklaşımları aşağıdaki başlıklar ile özetlenebilir.
• Nutrisyonel rehabilitasyon
• Hormonal hiperfonksiyonun inhibisyonu
• Hormon replasmanı
• Cerrahi tedavi
• Psikolojik tedavi
Nutrisyonel Rehabilitasyon
Enerji ve protein gereksinimi, yaşa göre ideal ağırlığa göre hesaplanmalıdır. Eğer hesaplamalar mevcut ağırlığa göre veya boya göre ideal ağırlığa göre yapılırsa beslenme açığı devam edecek ve rehabilitasyon hiçbir zaman başarılı olamayacaktır. Ayrıca besin öğelerinden herhangi birinin eksikliği saptanmışsa (demir, çinko, vs), bunlar da yerine konmalıdır.
Hormonal Hiperfonksiyonun İnhibisyonu
Uzun süreli glukokortikoid kullanımı gerektiren sistemik bir hastalığa sahip olan çocuğun büyümesinin baskılanması sıkça görülen bir sorundur. Çocuğun primer hastalığının tedavisi için glukokortikoidler gerekli ise onun GHRH, GH, IGF-1 ve IGF-1’in periferik etkisi üzerinde bütün basamakları inhibe edici etkisinin üstesinden gelmek için GH tedavisi kullanılabilir.
Buna karşın konjenital adrenal hiperplazide, kemik yaşını ilerleterek erişkin boyun kısa kalmasına neden olan androjenik hormonlar kortizol tedavisi ile baskılanmalıdır.
Santral puberte prekoksta, hiperfonksiyonel gonadotropinler GnRH analogu ile baskılanabilir.
Hipertiroidizmin kemik yaşını ilerletmesi ve aynı zamanda nutrisyonel büyüme geriliğine yol açması, antitiroid ilaçlarla önlenebilir.
Hormon Replasmanı
Hipotiroidizmde tiroid hormonu, GH eksiliğinde sentetik GH tedavisi son derece yüz güldürücü tedavi yöntemleridir.
GH tedavisi, GH eksikliği dışında, Turner Sendromu’nda da erişkin boyda önemli kazanım elde edilmesini sağlamaktadır. Ayrıca kronik böbrek yetmezliği ve intrauterin büyüme geriliğinde başarılı sonuçlar verdiği bildirilmektedir. Hipofosfatemik rikets, iskelet displazileri, Noonan Sendromu, Prader Willi Sendromu gibi pek çok hastalıkta denenmektedir.
Hipogonadizmde seks hormon replasmanının zamanlaması ve dozu doğru ayarlanmalıdır. Bu tedaviye genellikle kemik yaşı erkekte 13, kızda 12 olunca başlanır ve bir çocuk endokrin uzmanının gözetiminde kullanılmalıdır.
Androjenik etkisi zayıf, anabolik etkisi güçlü steroidlerden ‘fluoxymesterone’ ve ‘oxandrolone’ da büyüme geriliğinin tedavisinde kullanılmaktadır.
Cerrahi Tedavi
İlk defa Ilizarov tarafından uygulanmaya başlayan kemik uzatma ameliyatları hasta açısından oldukça zahmetli ve uzun süreli tedavi yöntemleridir ve iskelet displazileri için düşünülmelidir.
Psikolojik Tedavi
Büyüme geriliğinin psikososyal nedenlerinin ortadan kaldırılması ile hipotalamo hipofizer aksın daha sağlıklı çalışmaya başladığı ve özellikle büyüme hormonu fizyolojisinin düzelerek büyümenin normale döndüğü bilinmektedir. Ayrıca, nedeni ne olursa olsun büyüme geriliği olan çocuk ve ergenlerin adaptasyon kusurları, benlik algısında bozulma, sosyal izolasyon ve depresyon gibi psikososyal sorunları olabileceği hatırlanarak bu konuda önlem alınmalı ve destek sağlanmalıdır.


________________________________________________________________________________________________


* Bu konuda uzmanlık yapan doktorların numaralarını buldum fakat bulduklarımın tümü İstanbulda görev yapan uzmanlar. Yinede bir yardımı olur belki vereyim. Hangi şehirden olduğunuzu da yazabilirseniz ona göre daha detaylı bi araştırma ile yardımcı olmaya çalışırım.*




Prof. Dr. Abdullah Bereket 0216 4116418
0216 327 10 10 *716
(MARMARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI ABD BÜYÜME GELİŞME VE PEDİATRİK ENDOKRİNOLOJİ BD ALTUNİZADE ÜSKÜDAR)



Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz 0216 544 40 59 (ACIBADEM HASTANESİ ÇOCUK ENDOKRİNOLOJİ ve Ergenlik BÖLÜMÜ )

 
Prof. Dr. H. Nurçin Saka Fakülte: 0212 525 25 15 Muayenehane : 0212 58312 90 ve 0212 660 31 08 (İstanbul Üniv. İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD.)


Prof. Dr. Hülya Günöz 0212 241 70 46 VE 0212 532 42 33 (İstanbul Üniv. İstanbul Tıp Fakültesi Pediatri ABD)


Prof. Dr. Oya Ercan 0212 530 03 31 , 0212 221 45 57 , 0212 50 03 31 (İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fak. Çocuk Sağlğı ve Hastalıkları ABD.)

 
Prof. Dr. Remide Olcay Neyzi 0212 219 67 62 


Prof. Dr. Rüveyde Bundak 0212 525 25 15  (İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ÇAPA TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI ABD BÜYÜME GELİŞME VE PEDİATRİK ENDOKRİNOLOJİ BD 34390 ÇAPA)

 
Prof. Dr. Sezer Hatemi 0212 264 19 79 


Prof. Dr. Neslihan Güngör   
Doç. Dr. Ayla Güven 0216 566 40 00  /1643 Göztepe Eğitim Hastanesi


Doç. Dr. Firdevs Baş 0212 635 11 89 (İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ÇAPA TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI ABD BÜYÜME GELİŞME VE PEDİATRİK ENDOKRİNOLOJİ BD)

 
Doç. Serap Turan 0216 327 10 10/716 (MARMARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ TOPHANELİOĞLU CAD. ALTUNİZADE)

 
Dr. Metin Yıldız 0216 455 35 89 (Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Pediatrik Endokrinoloji Bölümü
64. Ada Kamelya 2/3 Daire 3 Ataşehir)


Dr. Nihal Memioğlu 0212 283 68 60 (Amerikan Hastanesi Güzelbahçe Sokak, No, 20 Nişantaşı)


Dr. Pınar İşgüven 0216 566 40 00 - 1904 (Göztepe Devlet Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Kliniği)


Dr. Teoman Akçay 0216 327 10 10  (MARMARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ TOPHANELİOĞLU CAD. ALTUNİZADE)


Dr. Sevil Sarıkaya 0212 699 34 99 (Bakırköy Eğitim Hastanesi pediatrik endokrinoloji)


Dr. Hasan Önal  (CERRAHPAŞA TIP FAKÜLTESİ PEDİATRİ BÖLÜMÜ)


Dr. S.Erdal Adal 0212 611 85 90 (NEVBAHAR MH. AHMET HİKMET SK. YAYLA APT.21/9 FINDIKZADE
Leyla Akın 0212 471 3899 )

 
Sema Kabataş Eryılmaz 414 22 00 (İstanbul Üniversitesi İstanbul tıp Fakültesi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı)


Şükran Poyrazoğlu 0212 532 42 33 (İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ÇOCUK KLİNİĞİ PEDİATRİK ENDOKRİNOLOJİ BÖLÜMÜ ENDOKRİN ARŞİVİ ÇAPA)


Umarım az da olsa bi yardımı olur.. Allah şifa versin.
Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks


XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM
Bu Sayfa 0.131 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu